Telefon90 392 225 30 63

Hoşgeldiniz. Bugün

Atalay: Yanlış amaçlara alet edilen ve istismar edilen inancın bizatihi kendisi kurbandır

Ana Sayfa » Basın Açıklamaları » Atalay: Yanlış amaçlara alet edilen ve istismar edilen inancın bizatihi kendisi kurbandır

İsveç Büyükelçiliği desteğiyle yaklaşık 10 yıldır devam eden Kıbrıs Barış Sürecinde Dini Yol Ofisi, 10 Aralık 2018 tarihi itibarıyla İnsan Hakları Günü ve ofisin kuruluşunun 10. Yıl dönümü nedeniyle ara bölgede dini yetkililerin de katıldığı bir etkinlik düzenlemiştir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla dile getirilen bazı iddialara açıklık getirilmesi saygıyla gerekli görülmüştür.  

  1. Bu etkinlikte günün anlam ve öneminin yanında, dini yetkililerin yıllardır süren görüşmeleri sürecinde sağlanan karşılıklı ilerlemelerden ve karşılaşılan zorluklardan bahsedilmiştir. Geçmişte yaşanılan elim hadiselere ilişkin doğrudan bir değerlendirme yapılmamış, sadece sürecin dini alana etkilerine vurgu yapılan ifadelerin yer aldığı bir konuşma yapılmıştır. 
  2. Bizim konuya yaklaşımımıza gelince; Kıbrıs Müftülüğünün devamı olan Din İşleri Başkanlığı olarak, tıpkı Kuzeyde olduğu gibi, Güney Kıbrıs’ta kalan cami,mezarlık ve şehitliklerimiz ve diğer tüm dini emlak ve mirasımıza sahip çıkmak bizim öncelikli görevimizdir.
  3. Güneyde yüzün üzerinde camimiz vardır. Yıllar süren çalışmalarımızın da katkısıyla halen 8 camimiz düzenli olarak ibadete açıktır.Başta Hala Sultan Tekkesi olmak üzere camilerimizin açılması,mezarlıklarımızın, şehitliklerimizin ve tekkelerimizin bakımlı olması, ayakta kalması ve kullanıma açılması için çalışmalarımız kesintisiz olarak devam etmektedir.
  4. Biz dini mirasın tamamına Kıbrıs Türk geleneğinin devamı olan Kıbrıs Osmanlı-İslam uygulamalarına da uygun biçimde ve temel din ve inanç özgürlüğü çerçevesinde yaklaşıyoruz. Bu çerçevede tüm dini mirasımızın korunması ve daimi olarak kullanımda olmasını hedeflemekteyiz. Bunun hem tarihi hem de temel insan hak ve özgürlükleri açısından hakkımız olduğu düşüncesindeyiz. Yine Adadaki Müslüman Türk geleneğinin bir gereği ve temel insan hak ve hürriyetleri bakımından, Kıbrıs’ta bulunan diğer din mensuplarının mabet ve mezarlıklarıyla dini sembollerini koruma ve kullanma haklarını da desteklemekteyiz.
  5. Dolayısıyla bize göre; Güney Kıbrıs’taki cami, tekke ve mezarlık ve şehitliklerimiz ve diğer mekanlarımızda bulunan veya başka bir yere taşınan dini materyaller nasıl bizimse, kiliselerdeki dini materyaller de hangi kiliseden alınmışsa, o kilisenin sahip olduğu dini gruba aittir. Bu konuda bizim ya da diğer inanç gruplarının lehine verilecek herhangi bir kararı destekleriz.
  6.  Ancak, kamuoyunun daima ifade ettiğimiz gibi, son karar daima siyasetin, siyasi erkindir. Bizim yetkimiz dışında kalan bir konuyla ilgili, ister bir kilise materyali, isterse başka bir şeyin iadesi konusunda hiçbir yerde ve kimseyle ne görüşme ne de pazarlık yapmamız söz konusu değildir. Bu durum, görüştüğümüz tüm kesimlerce bilinmekte ve muhataplarımızla görüşmelerimiz bu çerçevede gerçekleşmektedir.
  7. Sadece din görevlilerimizin değil, toplumsal olarak başta farklı diller olmak üzere kendimizi geliştirmemiz gerektiğini söylemeyi bile gereksiz görüyoruz. Hele de birlikte yaşadığımız veya komşuluk ettiğimiz toplumların dilini ve kültürünü öğrenmek son derece önemlidir. Gayrısı sadece nerede yaşadığını bilmemek anlamına gelir. Fatih Sultan Mehmet Han gibi, bir çok dili konuşabilen, kültür ve bilimin farklı alanlarına hakim olmalarıyla haklı olarak övündüğümüz ecdadın mirasçısı olduğunu her fırsatta ayrıca vurgulayanların, başta zaten Güney Kıbrıs’ta görev yapan, orada Rumlarla birlikte yaşayan din görevlilerinin Rumca öğrenmesini yadırgamış olmalarını şaşkınlıkla anlamlandırmaya çalışmaktayım.
  8. Zaman zaman medyada ve sosyal medyada gözlediğimiz bazı endişe ve eleştiriler çerçevesinde, geçmişte toplumumuza karşı işlenilen suç ve kabahatler kim tarafından işlenmiş olursa olsun (din adamları, siyasiler veya başka kesimler),bu cürümler tarih önünde sabittir ve hiç kimse bunu değiştiremez ve gölgeleyemez. Zulmün hoş görülmesi ya da aklanması asla söz konusu olamaz. Kıbrıs Türk toplumu olarak, 1963 ve sonrası sürece ve sürecin aktörlerine nasıl baktığımıza ilişkin görüşlerimiz muhataplarımızla defalarca ve bütün açıklığıyla paylaşılmıştır.
  9. Bu çerçevede yanlış amaçlara alet edilen, istismar edilen her inanç, bizatihi kendisi kurbandır. Bir inancın siyasi, etnik ve mali amaçlara ulaşmak üzere dayanak olarak istismar edilmesi, her şekilde bizzat o inancı değersizleştirir,kurban haline getirir.
  10. Bu konularda ikili görüşmelerde her zaman ifade ettiğimiz ve basında da zaman zaman çağrıda bulunduğumuz üzere, bilgilenmek, düşünce, endişe ve tavsiyelerini paylaşmak isteyen tüm görüş sahiplerine istişare için kapımız her zaman açıktır. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak sadece zarar verir. Özellikle medya ve internet ortamından hakkımızda değerlendirme yapan, kendilerini iyi niyetli bulduğumuz, davet ettiğimiz ancak hala misafir edemediğimiz kesimleri paylaşımlarından önce bizlerle görüşmeye yeniden davet ediyorum. Malum olunduğu üzere itibar yıkımı kolay yapılan bir iştir. Maalesef bizim de haksız bir biçimde en ağırlarından geçtiğimiz itibar yıkımı operasyonları, kötü niyetli bazı çevrelerce, samimi kesimlerin duyarlılıkları kullanılarak yürütülmektedir, İlahi Adaletin tecelli edeceği bilinciyle lütfen bu tuzağa düşmeyelim.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Prof. Dr. Talip Atalay

Din İşleri Başkanı

12 Aralık 2018

İlgili Terimler : ,
  • Ezan Saatleri