2026-02-25 13:03:19
53
Son günlerde kamuoyuna ve basına yansıyan görüntülerde, inşaatı tamamlanan ve
Başkanlığımız tarafından "Berat Belgesi" verilerek ibadethane statüsü tescil edilen bir
caminin çevresine, mabetlerimizin kutsiyetini hedef alan itham içerikli afişlerin asıldığı
müşahede edilmiştir. Bu üzücü durum üzerine aşağıdaki açıklamanın tarafımızca yapılması
zarureti hasıl olmuştur.
Camiler, yeryüzünde Allah’ın evi olarak kabul edilen, birliğin ve huzurun
merkezleridir. Taraflar arasındaki hukuki veya şahsi ihtilaflar her ne olursa olsun, bu
süreçlerin kutsal mabedler üzerinden yürütülmesi, cami duvarlarına "lanet" gibi Camilerin
kutsiyetiye bağdaşmayan ifadelerin asılması asla kabul edilemez. Bir mabedi tartışmaların
objesi haline getirmek, onun manevi havasına ve toplumun inanç dünyasına saldırı
niteliğindedir. İbadethaneler; içine giren her müminin huzur bulduğu, dünyevi hırsların
kapıda bırakıldığı mukaddes mekanlardır. Bu mekanların adının hakaret içerikli ifadelerle yan
yana getirilmesi, mabetlerimizin sahip olduğu "İzzet ve Şeref" sıfatına doğrudan bir
saygısızlıktır. Din İşleri Başkanlığı olarak bizim temel vazifemiz, bu mekanların sadece fiziki
yapılarını değil, aynı zamanda o yüksek manevi iklimini de korumaktır.
Söz konusu cami ile ilgili devam eden hukuki süreçler yargının konusudur ve
Başkanlığımız bu süreçlerin dışındadır. Ancak, hukuki hak arayışları mabetlerin kapısında
değil, Adli mercilerde yapılmalıdır. Halkımızı, dinimizin kutsallarını koruma konusunda
sağduyuya davet ediyor; mabetlerimize karşı kullanılan yakışıksız dilin toplum vicdanında
onarılamaz yaralar açacağını hatırlatıyoruz.
Ayrıca ibadethanelerimizin korunması sadece dini bir görev değil, aynı zamanda yasal
bir zorunluluktur. KKTC Ceza Yasası (Fasıl 154) Madde 138 uyarınca; herhangi bir din
grubunca kutsal sayılan bir mekana veya eşyaya, o grubu veya inancı küçük düşürecek
şekilde saygısızlık edilmesi açıkça suç teşkil etmektedir. Bu nedenle de gerektiğinde
ibadethanelerimizin manevi atmosferini kirletmeye yönelik girişimler karşısında kararlılıkla
duracağımızı ve mabedin kutsiyetine halel getirecek her türlü sözlü veya yazılı eylemlere
binaen hukuki haklarımızı saklı tuttuğumuzu kamuoyuna bildiririz.

