Bağlantınız başarılı bir şekilde kopyalandı

SP no ve şifreniz ile giriş yapın

Haberler Duyurular Başkandan Yazılar Hutbeler Sizlerden Gelenler Basın Videolar İletişim Bize Yazın Profil

Bağlantınız başarılı bir şekilde kopyalandı

Abone Ol Hesap
30 x
Gelişmiş Arama
Ana Sayfa
Haberler
Başkanlık
Başlıklar
İletişim
Sosyal Medya
Güncel Haberler İhtidalar Ziyaretler Programlar Vaaz ve Sohbetler Diğer Haberler
Haberler Duyurular Hutbe Basın Camilerimiz
Yazılar Başkandan Sizlerden Gelenler Dini Günler Gelişmiş Arama Namaz Vakitleri Videolar
Konum Numaralar Bize Yazın Öneri ve Şikayet Fetva
Profil
Twitter Facebook İnstagram Youtube Telegram
Uzay Canlı Labaratuvar
Futbol Basketbol Voleybol Tenis Maraton Yüzme Bisiklet
WEB Frontend WEB Backend Bilgisayar Android IOS MySQL Adobe Microsoft Office
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
Lala Mustafa Paşa Camii

Lala Mustafa Paşa Camii, orijinal ismi Aziz Nikolas Katedrali olan eski bir Katolik mabedidir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)'nin en büyük iki camisinden biridir. 1328'de katedral olarak açılmış ve 1571'de Osmanlı Devleti tarafından bölgenin ihtiyacını karşılamak için camiye çevrilmiştir. Kıbrıs Fatihi olarak anılan Lala Mustafa Paşa'nın adını almıştır. Fransız Lüzinyan hanedanı, 1192'den 1489'a kadar Kıbrıs Kralı olarak hüküm sürdü ve onların döneminde inşa edildi. Katedral, 1298'den 1312'ye kadar inşa edildi. Lüzinyanlar, Lefkoşa'daki St. Sophia Katedrali'nde (şimdiki adı Selimiye Camii) Kıbrıs Kralı olarak taçlandırılacak ve ardından Gazimağusa'daki St Nicholas Katedrali'nde Kudüs Kralı olarak taçlandırılacaktı. Bina, Fransa dışında oldukça nadir bulunan Rayonnant Gotik tarzında inşa edilmiştir. 1480'den bir süre sonra, Loggia Bembo olarak bilinen bir toplantı odası katedralin güneybatı köşesine eklendi. Osmanlı Dönemi Venedikliler'in yenilmesi ve Ağustos 1571'de Gazimağusa'nın düşmesi ile Kıbrıs Osmanlı kontrolüne girmiş ve katedral camiye çevrilerek "Mağusa Ayasofya Cami" olarak değiştirilmiştir. Caminin gotik yapısı korunmuştur ve kuzey koridorda birkaç mezar hala tespit edilebilmektedir. Günümüz 1954'te, 1570 Osmanlı fethinin komutanı olduktan sonra Lala Mustafa Paşa Camii olarak yeniden adlandırıldı.

Osman Fazıl Polat Paşa Camii

30 Ağustos 1942'de piyade asteğmen olarak Kara Harp Okulundan mezun oldu. 28 Şubat 1943'te Teğmen rütbesine yükseldi. 30 Ağustos 1943'te Piyade Okulu eğitimini tamamlamasının ardından Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın değişik birliklerinde takım ve bölük komutanlıklarında bulundu. 1953–1955 yıllarında Kara Harp Akademisi eğitimini tamamladı. Kurmay subay olarak çeşitli karargâhlarda plan subaylığı, şube müdürlüğü yapmış, 1958–1960 yıllarında 40. Piyade Alayı 2. Tabur komutan muavinliğinde, 1960–1961 yılında Piyade Yedek Subay Okulu Öğrenci Alay komutan muavinliğinde bulundu. 1967–1968 yıllarında Kıbrıs Türk Silahlı Kuvvetleri Alay komutanlığı yaptı. 30 Ağustos 1968'de Tuğgeneral rütbesine yükseldi. 1968–1970 yıllarında 39. Tümen komutan yardımcılığında, 1970–1971 yıllarında 2. Ordu İdari Kurmay YarBaşkanlığında bulundu. 30 Ağustos 1971'de Tümgeneral rütbesine yükselerek sırasıyla; 1971–1972 yıllarında İstanbul Merkez Komutanlığı, 1972–1973 yıllarında Genelkurmay Başkanlığında daire başkanlığı yaptı. 1973–1975 yıllarında 28. Tümen Komutanlığı görevinde iken Kıbrıs Harekâtı'na katıldı. "Mağusa Fatihi" lakabıyla anıldı. Kıbrıs'ın Maraş kentinin ele geçirilmesinde önemli rol oynadı. Bu görevde iken 30 Ağustos 1975 yılında Korgeneral rütbesine terfi etti. Korgeneral rütbesinde 1975–1978 yıllarında 4. Kolordu Komutanlığı'nda ve 1978-1979 yıllarında Genelkurmay Başkanlığı ATASE Başkanlığında bulunduktan sonra, 30 Ağustos 1979'da Korgeneral rütbesinde emekli oldu. 4 çocuk babasıdır. 31 Mayıs 1980 günü Ankara’da vefat etmiş, cenazesi Sivas’ın Şarkışla ilçesinde toprağa verilmiştir. Mağusa Merkez Camiine Osman Fazıl Polat Paşa Camii ismi verilmiştir.

Recep Tayyip Erdoğan Camii

Kurudere Köyünde yapımı henüz yeni biten Recep Tayyip Erdoğan Camii

Aslanköy Camii

Yapımı 2017 yılında tamamlanan Aslanköy Camii Türkiye Cumhuriyeti katkılarıyla Kıbrıs Vakıflar İdaresi tarafından inşa edilmiştir. Aktif olarak kullanılmaktadır.

Hala Sultan Camii

27 Eylül 2013 tarihinde temeli atılan Hala Sultan Camii, T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından finanse edilerek inşası tamamlanmış, Türkiye Cumhuriyeti’nin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki kardeşlerine bir hediyesi olarak 13 Mart 2019 tarihinde ibadete açılmıştır. Adada birçok yönden ilklere aracılık eden Hala Sultan Camii ismini Hz. Muhammet (s.a.v)'in, birçok yönden akrabası olan Ümmü Haram Binti Milhan isimli sahabi kadından almıştır. Kıbrıs Adasını fethetmek üzere Hz. Osman (r.a) döneminde gerçekleşen deniz seferine katılan Hala Sultan, Larnaka yakınlarında şehit oldu ve şehit olduğu yere defnedildi. Kıbns Adası 1571 yılında Osmanlılar tarafından fethedildikten sonra Hala Sultanın kabrinin bulunduğu yere bir türbe ve cami inşa edildi. Halen Adanın güneyinde bulunan bir külliye içerisinde, Hala Sultan Kıbrıs'ın manevi bekçisi olmaya devam etmektedir. Hala Sultan Camii, Türk İslam Sanatının ulaştığı son nokta olarak kabul edilen Mimar Sinan'ın şaheseri ve ustalık eseri olan Edirne Selimiye Camiinin mimari tarzı, üslubu ve ölçüsel oranlan referans kabul edilerek inşa edilmiş, böylelikle Türkiye ile KKTC arasında tarihe referanslar gönderen önemli bir bağ kurmuştur. 37.713 metrekarelik bir alan içerisinde yer alan camiinin dikkati çeken ilk yönü her biri üçer şerefeli dört minaresidir. Minarelerin yükseklikleri 62 metre olup, 3 metre ile başlayan minare çapları minareler yükseldikçe incelmektedir. 24 metre çapındaki ana kubbeye sahip cami, 8 fil ayağı üzerine oturmakta olup kubbe yüksekliği 34 metredir. Caminin avlu alanının ortasında bir şadırvan yer almaktadır. Revaktan cami içerisine doğru ilerlendiğinde cümle kapısı sizi karşılar. Cümle kapısının hemen üstünde son cemaat yerinin merkezinde Edirne Selimiye Camiinde olduğu gibi dilimli kubbe yer almaktadır. Camide doğal taş kaplama duvarlar, kurşun kaplama kubbeler, mermer taç kapılar, altın varak hat ve tezyinat imalatları ve geleneksel ahşap sanatlarıyla, Türk İslam mimarisinin tüm unsurları azami seviyede sergilenmiştir bulunmaktadır. Caminin iç ve dış yüzeylerinde Küfeki taşı, kapı ve pencere kenarlarında ise Küfeki taşının yanı sıra Marmara Adasının beyaz mermeri ile Ürgüp yöresinden getirilen doğal kırmızı taşlar kullanılarak Kıbrıs ile Anadolu'nun birlik ve bütünlüğü sağlanmaya çalışılmıştır. Ayrıca caminin önemli unsurları arasında yer alan Mihrap, Müezzin Mahfili, Minber, Vaaz Kürsüsü gibi ünitelerde Türkiye'den getirilen mermerler Türk -İslam Sanatlarına uygun olarak tasarlanmıştır. Cami ibadet alanında dikkat çekici unsurların başında ana kubbenin tam altında yer alan Müezzin Mahfili gelir. Caminin çoğu unsurunda olduğu gibi burada da Edirne Selimiye Camii Müezzin Mahfilinden esinlenilmiştir. Büyü Usta Sinan Müezzin Mahfilini kubbenin altına harimin tam ortasına koyarak; camiyle arş ve kâinatı, müezzin mahfiliyle de arşın merkezindeki Kâbe’yi sembolize etmiş bulunmaktadır. Müezzin mahfili de Kâbe gibi tam kare değil kenar uzunlukları birbirinden farklıdır. Yapılarında her ölçü ve oranın bir anlamı olan Mimar Sinan müezzin mahfilinde Kâbe plan ölçülerinin tam yansını kullanmıştır. Hala Sultan Camiinde bu detaya aynıyla yer verilerek Mimar Sinan bir kez daha yad edilmiştir. Camide harim ve mahfil katlarıyla 2500 kişi, toplamda 5000 kişi için ibadet alanı sunulmaktadır. Cami çevresinde Cuma bayram ve cenaze namazlarının kılınmasına elverişli bir şekilde tanzim edilen saf düzenli mermer alanlarla birlikte bu rakam 10000 kişiyi geçmektedir. Camiyi aynı zamanda bir eğitim mekânı olarak anlamlandıran anlayışa uygun olarak çok amaçlı salonlara yer verilmiştir. Doğrudan Türkiye Diyanet Vakfı tarafından kendi kuruluşu KOMAŞ AŞ. marifetiyle tasarlanan, projelendirilen ve inşaatı tamamlanan bu eser; sadece insan gücü, zeka ve ekip çalışmasıyla değil, Allah'a olan aşk, vatana olan sevdanın kalplerde büyüdüğü büyük bir inancın ifadesi olarak yükselmiştir.