
AYNAYA
BAKMAYI BİLİYOR MUYUZ?
Rahman ve rahim olan Allah'ın adıyla
İnsan bir film şeridi gibi geçen hayatında öyle anlar, öyle kararlar, öyle hatalar olur ki keşke bir düğme olsa da zamanı geri sarsa, geri sarsa da o yaşadığı ana geri gidebilse, değiştirebilse o yaptığı tercihleri, düzeltebilse kırdıklarını, yerine tekrar koyabilse hayatından alıp götürdüklerini. Hepimize böyle düşünceler, derin pişmanlıklar, keşkeler gelir akla..
Şu da bir
hakikattir ki hatasız günahsız olan Nurdan yaratılmış olan meleklerdir. İnsan
hata yapar, insan yanlış yapabilir, insan günaha düşmüş olabilir, Peygamber Efendimiz
(s.a.v) bizlere ne buyuruyor: “Her
insan hata işler; ama hata işleyenlerin en hayırlısı, çok tövbe edenlerdir.”( Tirmizî, Kıyâme 49.) buyuruyor.
Zamanı
geriye sarma imkanımız yok belki ama yaptığımız hata ve günahlardan ders alma,
ibret alma ve gelecek hayatımız için büyük kararlar alma imkanımız var. Onun
için İnsan kendi hayat tarihinden geçmişinden dolayı muhasebe edip ders ve
ibretler ile birlikte kendine sözler vermeli, bir çizgi çizmelidir. Her yapılan
hata bizi olgunlaştırmalı, tecrübe kazanmamıza vesile olmalı.
Tabi ki
imtihan dünyasındayız dolayısıyla bunu
engellemeye çalışan bir yanımızda olacaktır.
İnsanın içindeki nefsi kendi yanlışlarını, hatalarını ona masumlaştırır,
basitleştirir, hatta bin bir çeşit mazeret ve bahanelerle bunları yapmasında
mecbur kaldığını vesvese vererek onu vicdanen rahatlatmaya çalışır. Ama insanın
karşısındaki muhatapları aynı hata ve günahları işlediğinde büyük infazlar
gerçekleşir, ağır darbeler, söylentiler, devamlı ortaya çıkarıp servis etmeler,
hele hele sevmediğimiz bir kişi ise geçmişte yapmış olduğu O hataları fırına
verip tekrar tekrar çıkarıp etrafımızdakilere servis etmekten büyük bir zevk
alır nefis, özellikle eşler arasında evlilikleri bitiren en büyük hususlardan
birisi de düğünden itibaren iki tarafın gerek ailelerin gerekse eşlerin
birbirlerine yaptıkları hataları yıllar geçse de çocuklar da büyüse devamlı gündeme
getirip masaya koymalarıdır. Bir türlü geçmişe temiz bir çizgi çekemiyoruz,
silemiyoruz. Bazı faydalı güzel şeyleri çabuk unutuyoruz ama olumsuz bazı
şeyleri asla unutamıyoruz. Neden böyle oluyor, bize en güzel örnek olarak
gönderilen Efendimiz hayatı boyunca bir kişinin eski hatalarını, günahını,
yanlışını ortaya döküp söylemiş midir acaba. Tabi ki asla.
Bizler
yıllar önce yaptığımız bazı hata ve günahlarımızın çeşitli ortamlarda eşimiz,
dostlarımız, akrabalarımız tarafından tekrar tekrar gündeme getirilip küçük
düşürülmekten ayıplanmaktan hoşlanmıyoruz, Peki acaba kendimizin hoşlanmadığı
bir şeyi neden başkalarına yapıyoruz? onlara reva görüyoruz? Neden kendi hatalarımızı
küçük basit, karşıdaki muhataplarımızın hatalarını dağlar kadar büyüterek
gösteriyoruz.
Elhamdülillah Hz Muhammed (s.a.v) in ümmetiyiz
diyor, Onu çok sevdiğimizi iddia ediyor ve onun ismi zikredildiğinde elimizi
kalbimize koyup saygı gösterdiğimizi ifade ediyoruz, neden o sevdiğimiz insanın
sözlerinden nasihatlerden işimize geleni alıyor, işimize gelmeyeni
görmemezlikten duymamazlıktan geliyoruz. Peygamberimizin şu sözünü duymadıysak şimdi
bir altın mühür gibi kalbimize, kalbimizden de damarlarımıza oradan da
vücudumuzun tüm azarlarına yerleştirelim inşallah, şöyle buyuruyor iki Cihan
serveri Rasulullah efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem: ‘’sizden biriniz kendisi için sevdiğini (istediğini Arzu ettiğini) kardeşi
için de sevmedikçe (istemedikçe arzu etmedikçe) gerçek imana eremez.’’(Buhârî, Îmân 7) Hz Mevlana da şöyle
demiştir: ‘’Kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi kardeşine de yapma,
başkası için kazdığın kuyuya kendin de düşebileceğini unutma.’’
Bir insan aynaya neden bakar; saçı sakalı dağılmış onu tarayıp düzeltmek, yüzünü gözünü temizlemek, elbisesi eğri ise onu düzeltmek için bakar aynaya, insan fiziki olarak dış görünüşünü düzeltmek için nasıl ki aynaya bakıyorsa, iç görünüşünü, hayatını, gönlünü, günahlarını düzeltmek için de nefis aynasına bakmalı, kendi yanlışlarını görebilmeli, kendi kusurlarını görebilmeli, bazen görmek de yetmez onu düzeltmelidir, yoksa görüp de düzeltmiyor temizlemiyorsa aynaya bakmanın bir manası bir faydası da yoktur. Şunu asla aklımızdan çıkarmamalıyız ki hiç kimse mükemmel ve hatasız değildir, karşımızdakilerin hatası ve yanlışları olduğu gibi bizim de karşıya geçip bakıldığında birçok hatamız olacaktır. Peygamberimizin ifade ettiği gökteki yıldızlar gibi buyurduğu sahabe efendilerimiz İslam'ı, ayetleri, hadisleri önce kendi nefislerine uygular yaşarlardı sonra tebliğ ve hal ile örnek olurlardı. Bizler Bugün tam tersini yapıyoruz kendi nefsimizi es geçerek, hayatımıza uygulamadan, aynaya bakmadan karşımızdakilere aktarmaya çalışıyoruz, tabi ki haliyle buda karşıdakine tesir etmiyor. Rabbim hepimize başta kendi nefsime aynaya bakmayı öğrenmeyi nasip eylesin, yanlışlarımızı hatalarımızı düzeltebilmeyi cümlemize nasip eylesin.